ritmocaliente etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ritmocaliente etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27.10.10

nasıl anlatsam ?

çalışma tempoma geri döndüm.
kapımdan araç almaya geldiğinde Ayşegül Aldinç'in yeni şarkısı O Kız çalıyordu.
sonra birden bire birkaç gün önce kendimi kollarında en yakın hissettiğim Öz'le yine aniden dinlediğimiz Hümeyra Nasıl Anlatsam çalmaya başladı.

koltuğuma uzanmış, iş sahasına doğru yol alırken bir söz öyle buruk hale getirdi ki.
"Sabahın ilk çiğ tanesini bir bakışta görmeyi nasıl anlatsam." dedim. dedim. diyemedim. kaldım öylece. film şeridi senfonisi olmadı. sadece minik minik özetler geldi kucağıma. sevdiklerim,yitidiklerim,benimle olamayacakları düşündüm. onlarla ilgili nasıl hissetiğimi onlara iyi bir şekilde anlatamadığımı farkettim.

yer altındakileri, yer üstündekileri düşündüm. kayan bütün canlı,cansız yıldızları düşündüm.
üzülmedim. buruldum biraz. telefonuma sarılıp tüm çılgınlığımla geçmişimdekilere o çiğ tanesini anlatmaya sarıldım. sonra hatırladım. anılarımla birlikte telefonum çalınıp gitmişti zaten.

o an üzüldüm.
anlatmaya bile iznim yoktu.

"bir kösede durup dinlenir gibi
acelesiz ve rahat sevmeyi
nasil anlatsam"

diye bittiğinde şarkı, bu sefer üzüldüm. gözlerim doldu.
başkalarına karşı başaramadığım tüm duygusallığım geçmişim için ortaya çıktı.
pişmanlıklarımın olduğunu çırılçıplak hissettim.
çeliğin suyla delindiği andı işte o.

aklıma birkaç an geldi.
aralık ayında bir uçanev günü.
çingenede gözler dolu özlem dolu anlatış.
ağustos ayında farklı coğrafyada aynı gökyüzüne bakmayı.
...
hatırladım.

insan gibi sevmeyi nasıl anlatsam diye düşündüm.

sonra beni bu kadar duvarlı yapan şeyleri düşündüm.
kendimi haklı bulmak adına. buldum.
sadece diyebildiğim,
geçmişimden gelen Öz'e şükürler olsun.

8.8.10

beni bu havalar mahveder !!!

çok oldu yazmayalı.
bu yaz bir garip.
RC ilk kez benden gitti. ben ondan gitmiştim ama o hiç gitmemişti. o yüzden biraz çuvallama moduna girdim.
sonra ben yeni bi kariyer planı çizdim. çok enteresan. şimdilik sır. yakında görürsünüz .
birde staj var. LANET.
T.C. Merkez Bankası'nda staj yapıyorum. Ankara sıcağında ! Millet bir haftada aklını yitirirken ben bir ay nasıl dayanacağımı gerçekten bilmiyorum. ki bir haftası geride kaldı. öğrendiğim şey ne ? staj için bir sürü masraf yap, ev kirala,ev değiştir, banka kartını kaybet,cebinde paran bitsin,10dedim mi hayatın akışı minimuma insin, insanların egolarıyla seviş - yok odtü 1.lik,yale fulbright burslu,yok kıl,yok tüy...- önüne 8 puntoluk 4 satırlık bir proje versinler.sunum istesinler.15gün versinler.sonra bu sunum neticesinde eğitime alınacaksını denilsin !!! Hazine departmanı kıçına külçe girsin !!! o kadar alışverişi,parayı boş boş sunum için mi harcadım ! tatil yapardım !!!

ankara hikayeleri ekstra bir yazı konusu onun için eylül'e kadar vakit var. not alıyorum hepsini.
ama dört gözle beklediğim. izmir torbalı philip morris stajım var.satış pazarlama üzerine. hoş hala ses çıkmadı ama olsun.

yazmadığım sürede biraz konser sürtüğü oldum ben. yann tiersen (rezaletti ),massive attack (gayt iyi ), cranberries (efsane işte ) bunların yanında birkaç sergi gezdim: hüseyin çağlayan,bodyworlds falan filan.

bitiremediğim ursula l. guin'in yerdeniz büyücüsü serisinin 4. kitabu tenahu ankara daralmasında bitti.

ablam işe girdi. nazar değmesin. devam etsin. sözü var bana :)
meltem yazlık aldığı için bütün bir yazı çanakkale civarında geçridi. güneşe çıkma yasağı var ama yazlıktan çıkmadı karı. yarın geliyor. kısa sürede hasret gideririz. ne de olsa birkaç gün sunum için istanbulda'yım.
amerika'dan stephen geliyor. birde onu gezdirmeli.görmeli yaşamanın ne demek olduğunu. bir kültür şoku yaşatılmalı. severim yabancı insanları bilen bilir.

mustafa borusan holding'de staj diye gitti.şimdiyse borusan holding çalışanı. e şans !! bu yaz herkes bir şeylerle uğraşıyor. ne garip. oysa herkes miskin miskin gezinirdi. aman aman iyi.

amerika'dan arkadaşım mine ile görüştük. abd'de nedne bu kadar vakit geçirmediğimize dert yandık. o erasmustayken deutsche bank'a olan 2500 € borcunu ödediğinde bende autoshow'dan kazanacağım para ve biraz birikmişle yeni yıla dominik cumhuriyetinde gireceğiz. bronz bir yıl ahahah hayal işte.

hiç denize girmedim. güneşlenmedim. sevmem zaten. ama asıl sebebi sol ayağımdaki deri değişimi. mantar,egzema falan sandım değilmiş. ama görsen rahatsız edici. pismiş gibi. oysa ben çok az pis olurum. ha pislik konusunda üstüme yoktur o ayrı !

hayattaki gelişmelerin minik bir özeti bu sayın blög.(vöög der gibi. )

ama en önemlisi.metropolitan şıllığı olduğunu unutan toprakla nirvanaya ulaşmak üzere olan RC ÇOK özlendi.

anladın mı ? çok.




13.5.10

emensipeyşın

gün içinde o kadar kelime geçiyor aklımdan ama buraya oturup yazacak bir şey bulamıyorum.

çok yordum kendimi yine bu ara. istediğim tek şey biraz yalnızlık.bunun sebebiyse uykusuzluk.
bu ara,

ales'e girdim. geçmiş yıllara göre manasız zorlukta bir sınavdı.kendine küfreden adam olmasa, sırada dışarıdan pet şişe atılmasa, sınav yerim alibeyköy olmasa,sıram tabureyi andırmasa çok güzel olabilirdi. şimdi netlerimi hesaplayınca 85 diyor. çok şükür.yine de iyi bir rakam.

10mayıs günü leyla gencer'i anma konseri-mozart requiem yapıldı. son zamanlarda bu kadar dinginleştiğim bir aktivitem olmamıştı.belkide yanımdaki kişinin huzurluluğundan. kızılderililere bile para verdik.burada kalıp müziklerine devam edebilsinler diye.

gereksiz işlerde çalıştım bu hafta ve bu iki gün daha sürecek. sonra dinleneceğim.zira final döneminde vizelerdeki fiyaskoyu toparlamak için yeterince hırpalanacağım. güzel geçeceğine inanıyorum.hala umudum var.

birileriyle sürekli bir yerlerde karşılaşıyorum.o birileri ya da ben sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyor-uz. hayat mı temposunu artırdı acaba ??

bu tempo içinde çok ihmal ediyorum.ediliyorum.
en başta seni ihmal ediyorum.biliyorum.beni anladığını da biliyorum.ama yanlışta anlıyorsun. ama seninle gurur duyuyorum.bu çabana bu elde ettiklerinle bu gözlerini dolduran ışığıda seviyorum. bu titrek ellerinin arasındaki ince uzun zararlı maddeyi bana üflememek için dudağını yamultmanı özledim en çok. geride bıraktıklarının arkasındaki kelimeler en çok merak ettiğim. yine bahar .yine özlem.fakat yazın rahatlığının gelmeyeceğini bilmek.

aşk demiştim ya.aşk değil. müthiş bir heyecan.birebir uymanın heyecanı. bir şeyleri anlatmak zorunda olmamanın mutlulupu bendeki.anlatmak değil tartışmak tüm olayı. çok güzel. bir de dokunuşlar. çok temiz. bir o kadar da hoyrat. haydut bir hal. ama yoğun bir iyi hissetme hali. gün içinde aklına gelmesi. gülümseme. etrafındakilerin mutluluğunu görebilmesi.en önemlisi kefaretin ödenmesi. ve her türlü istemek,isteyebilmek. bir çekim. ne salt arzu ne salt duygu.tam bir mantık.

aileme vakit ayıramıyorum.özlüyorum.garip.hiç böyle olmamıştı.kendi sorumluluklarım var deyip bunu erteleyebiliyordum.oysaki şuan istediğim.yatağımda olmak.içerden bizimkilerin seslerinin gelmesi. babamın beni arka odadan çağırıp 1metre ötesindeki tv kumandasını istemesi.
garip bir gidişat içindeyim.ablam benden ders çalışmak için bir iki saat talep ettiğinden beri.daha doğrusu telefonda müsait olur musun diye çok normal bir ses tonuyla soru sorması beni manasız bir ağırlığa sevketti. cıva gibi...

herkes güzel olsun istiyorum.herkez yazanlar bile !

evet etrafımdakileri yaprak yaprak döküyorum. isteğimle gerçekleştiği için çokta mutluyum. sıkıldım çünkü onlardan.onların şişik muhabbetlerinden. artık tekrar etmek istemiyorum kendimi. çünkü tekrar ederek yeterince hata yapıldığını da gördüm.gördünüz.

temizlendim. böyle ganj'da yıkanmış gibi. hoş her ne kadar ales'te çıkan o soruyu yanlış yapsamda...

kemeraltındaki fotokopicinin söylediği sözler düşündürdü birde beni ."o kadar koşturma.bugün buraya üçüncü gelişin.üçünde de farklı tip.yorgun takım elbiseli 1günlük sakallı.şortlu üniversiteli.kravatlı jilet gibi biri. çabuk çökersin.enkaz olursun.şimdi kovalamak güzel.ama sevişecek vaktini niye ayakta geçiriyorsun.git dokun.hisset.gri adamlardan olma bu yaşta. fotokopi çektirme.kendi notların olsun.gelme bir daha böyle buraya " şaşırdım.


town'da seninle geçirilen boş vakitleri çok özledim sayın ritmo. bu yazının asıl kaynağı budur.çünkü öz' şimdi bu sokaklar şimdi bu anlamsız anlamla yoruyor kendimi,sen olmadan hiç olmamışım gibi.

kendime şimdiye kadar çiçek almadığım için belkide bu çiçeksiz kalmışlığın.kendime bundan sonra çiçek almak istemiyorum...

sevdiklerimi seviyorum.
birilerini hala seviyor olabilmek ne kadar mucizevi.
yeniden heyecanlanmaksa ne büyük lütuf.

10.4.10

KOŞ KOŞ.

haumm.
değişmiş bir levdumas var karşınızda.yoktum uzun bir ara.sadece merhaba deyip geçtim.fakat şimdi size bu zaman içinde neler yaptığımı anlatacağım.

çok çalıştım.
abarttım.

her şey bir akşam arkadaşımın yüzünün akıyla çıkması gereken bir organizasyonda başladı. ardından lüks mağazacılık yapan bu markanın uluslararas organizasyon timine kapağı attım. antalya istanbul organizasyonlarından sonra madrid ve lizbon geldi. ki bir iki yazı önce bahsettiğim talihsizliklerden sonra helsinki yalan oldu. ama önümüzde wilnius ve minsk var.ardından tam hız devam edecek çalışmalar.şuan vize arasındayım. iki hafta sonra atatürk hava limanı bağımlılığına geri döneceğim.

ben yurtdışı gitgel yaparken istanbul'da boş durmadım.şeytanın giydiği markanın istanbul organizasyonlarının önemli bir kısmını aldım.

böyle bir iş hayatı edindim kendime.

boş durmadım.

ve önümüzdeki yazın önemli bir bölümünü ankara'da geçireceğim.paranın merkezinde olacağım. minik bir sınav MİNİK bir torpil. staj için bile kıç yırtarken kişiler.ben uzunca bir süre orda olmayı planlıyorum. şimdilik !

ardından seeds'te akbank'ın bir organizasyonunda çalışırken,chase morgan diye bir bankada staj iş karışımı bir şey ayarladım.fakat reddetmek durumda kaldım. başka zaman olsa köpek gibi koşardım.şuan bunu yazmak bile çok garip.

okul nasıl mı ?
okul güzel.en son toplu iş hukuku sınavında boş kağıt verince sırtımda giren kramp sebebiyle haseki acil'e taşındım.neyse bugün iyiyim.

birde erasmus davası var. 15nisan'da sınava gireceğim.bakalım artık şans kimden yana olacak.eğer istediğim performansım gerçekleşirse.varşova ellerimden öper. beddua edenlere "evet,aynen annen gibi" diyorum. iyi niyetli olanlara bol öpücükler.

özel hayata gelince. bir ilişkim var.boğulmadığım.özgür ama bağlı olduğum. konuşurken tek kaşın kalkmadığı.açıklama zorunda kalmadığım. serbest ilişkim benim :)

ha bir de ales var :) akşam uyumadan önce onunla da ilgileniyorum. ama ihmal ediyorum o ayrı.

bu kadar koşturmayı anlamayanlar yok değil. yaşımın ilk rakamı hala 2 ve benim 30lu yaşlarda manasızca tatmin yaşamayan birisi olmamam için bu yaşlarda kendimi harcamam gerekiyor.istediğim hayat bunu gerektiriyor.

yrd.doç.dr. Umut Omay hocamın bir konuda dediği gibi. keşke deyip pişman olmak yerine en azından denedim olmadı demek her zaman yeğdir !!!

yükseliş boş bir yükseliş değil. üstümdeki ölü tozu silkeleyip kalkıyorum ayağa.bunların sadece birer kıpırdanma olduğunu düşünüyorum. ve inanıyorum ki daha iyilerini hakediyorum. bu bir megalomanlıktan ziyade kendini hissetmek.

ve bu zamanların tek anlayanı ve full desteği ritmocaliente.seninle her zamankinden daha yukarıda hissediyorum kendimi. ve haftasonu black or supper night'ı iple çekmekteyim.

o yüzden bu ara hayatımın rengi ful orospu kırmızısı.
budur olayım insanlar

15.3.10

miyoz

seni çok boşladım biliyorum.
ama enteresan gelişmeler oldu.sürüklendim.şimdi soluklanıyorum vallahi.

lüks mağazacılık yapan bir firmanın uluslararası tanıtım grubuna dahil oldum. şimdiye kadar madrid gördüm. bu hafta umarım lizbon'a gideceğim.

iki hafta önce antalya'daydım.rixos. çalıştım.sonra manasızca köpük banyosu yapıp midemi üşüttüm. ardından madrid seferi en son bu cumartesi trabzon geldi. trabzon bir enteresandı.

şöyleki; çalışırken genel müdür yardımcısını ön kapıdan sahneye almam gerekirken gelen gmy'yi tanımayıp 300metre ötede olan arka girişe yönlendirdim bu da yetmiyormuş gibi alakasız adamı sahneye aldım.ama rezilliğimi hemeeen toparladım. çok fazla tantana çıkmadı.ardından iş erken bitti ve benim kadar manasız olan şirin ile trabzon turuna çıkalım dedik.forum trabzon'a gittik. bi bok bulamayınca terasta kahve içelim dedik. masalar tamamıyla dolu. bi çocuğun masasına hadi arkadaş olalım diye oturduk.sohbet başında 5dk sonra arkadaşım gelecek demişti.bizde bizim için problem yok biz insanları severiz dedik. 5dakika sonra bağıra çağıra masamıza gelen kişi : abicim seni ünlü yaparım,aç gogalı, faysbuku gir adımı ekle zengin yapayım dedikten sonra arkasından geçen temizlikçinin çöp kovasına atlayıp çöp kovasını tuzbuz etmesi yetmiyormuş gibi utanmadan bir de 1TL istedi. acil güvenlik çağırıldı deliyi attırdık dışarı. derken arkadaş geldi. içleri kurumuş bu çocukların.trabzon'dan bıkmışlar. şirin ile iki gaz verip bi kökledikten sonra havaalanına acil gelmemiz için arandık ve uçtuk geldik istanbul'a.

bugün ise ALES için resmi olarak başvuruda bulundum. boun'dan iki hocayla iletiştim. bir aksilik olmazsa derslerine gireceğim. o süre içerisinde bir iki hocayla sıkı iletişim kurup başvurduktan sonra mülakat esnasında faydası olması için yarar sağlama amacındayım.

sonra okul çok kazık başladı. manasız tripli hocalar var. tam yoklama alan cinsten. bir yandan geçen dönemki sınav facialarını yaşamamak için ders çalışıyorum sistematik.

biraz gezdim ben bir de bu ara. güzel yerler kişiler gördüm. özlediklerim de var hala.

geçen hafta alışveriş yaptım. 3000tl lik giyim ürününü 250 tl ye kapattım. beymen,vakko,george hogg,cK,brooksfield, fabrika,...

bugun sayın RC'nin ofisindeydim.yakışıyor hatun. onun kariyer yükselişine imrenirken.kendimizi mus'da bulduk.biraz ezel izledikten sonra attım kendimi sokağa eve geldim.

yarına anasının üreme organi gibi ödevim var. ve hocaya her seferinde haftaya diyerek doktora tezi niteliğinde ödev sunmam gerekiyor. bir yerde pek bir savsaklıyorum ben bu işleri. ama hiçbir zaman çalışkan bir öğrenci olmadım.

seni çok boşladım blog. ama seni boşlarken boş durmadım.

bak.

22.2.10

is-hal

pamuk

bugünlerin adı.

üç kuruşluk mutluluklar pek bir güzel.
artık masamızdan bizi kaldırsın diye dostları yalanla çağırmak zorunda kalmayacak,onun seni bulacağını bilmek kadar güzel.

ritmocalientesi bol geçen günün etkisinden yine bir kendini sorgulama.yüze vurma. ve kendi o.ç'luğunu farketme, a.a. olma halini sindirme günü :))

manasızca bir şeyler yazmak amacım. o sebeple hiçbir teması yok bu zımbırtının.

özlü sözlere taktım bu ara kafamı.
çarşamba antalya rixos'a çalışmaya gidiyorum.harvey nichols ile. amacım bir sürü eşantiyon toplamak. hiç olmadı otelin şampuan sabun traş köpüğü ne varsa artık !
bu dönem inek olup tarihte ilk kez mus'a ders çalıştıracağım !
kumaş alıp meltem'e pantalon diktireceğim.
meltem'le çapa diş hekimliği fakültesindeki arkadaşların vasitasıyla ucuza ağız tadilatına gireceğiz.ki o direkt ortodontist fantezisi gerçekleştirecek.
saçlarımı kesmeliyim.


bu lanet olası kış olimpiyatları için uyku düzeni diye bir şeyin kalmaması.bunun üzerine trt3 yayınını izleyemiyor oluşum .tam kafa yarmalık.

keza uydu kodları sebebiyle aşığı olduğum kraltv'nin ntvspor'a dönüşmesi ayrıca bir dikine bilek yarmaca gerektiren bir durum.

candan erçetin vakit varken. dinle.

antalya dönüşü ecem'in kolları.

ve g'ecem'in krize girip arayıp bulduğumuz,hemen belleğimizden çıkardığımız nilüfer-yine yeni yeniden . dinleyorum.

RC ile cumartesi bakımları sonrasında meydana gelen kuşlaşma.


insanların depresyon fantezilerini gerçekten anlamıyorum. bence ben koskocamann çaresiz biriyim demenin başka bir yolunu bulmalılar.
keza,
depresyon bir meslek değildir! girilir ve çıkılır.

ve günün özel teşekkürü nurejew.
ne olacak senin bu 112 halin !
teşekkürler.

bu çöplüğe katlandınız.şimdi gidebilirsiniz.
sağdan gitme cüzdan bulma.
adamı sinir etme.

9.2.10

k-k

sirkeli suda beklet yeşillikleri.
salatalıkları ince ince kes.
cacık için salatalıkları rendele,sarımsakı da...
tonbalığın yağını süz.
mısırı süzüp yıka göbeğe koy.
haydariyi,patlıcan ezmesini yerleştir tabaklara,
bir sigara...
yer etmesin bulaşıkları yıka .
RC'ye yarabandı.
RC domates doğrar,
soğan soyar,
domatesten gül yapar.
tava çıkartılır,yemek pişirilir.
dolaptan gazoz çıkar.
yemek pişti.
doyduk.
rakı buz.
6kadeh üç insan.
monopoly savaşı.
sonra varoşa bağlamaca.
son durumları kapıştırmaca.
sırt kaşımaca.
çiş.
belden vurma.
yutup.
bir bulut olsam.
keremcem.
doğumgünümde.
mahmur RC
Nurejew.
teşküleğğ.

PİES: yara derinse yarabandı kar etmez. pansuman şart asuman. ha yara çok uyuzsa, tetanos şart! yoksa son kangren. öperriiimm .

saygılar sevgiler.

31.1.10

Mr. Diana

daha kaç plan yapıp bozacağım bilmiyorum ama bu sefer çok hızlı bir girişle ales'e kasmaya başladım. bitirilen ilk denemenin netleri


TÜR Doğru Yanlış Net
SAYISAL 1 37 3 36,25
SAYISAL 2 35 5 33,75
SÖZEL 74 6 72,5
PUANLAR
SAYISAL PUAN 93,399
SÖZEL PUAN 89,902
EŞİT AĞIRLIK 92,143



yükseliyorum yine. çok iyi bir tempo yakaladım. iki haftadır soru çözmekteyim ama hiç genel deneme çözmedim. ve çıkan bu sonuç açıkçası ORGAZM seviyesine getirdi.

bugun RC ile tadı damağında kalan bir minibüs yolculuğu,arkasından onu eve bıraktıktan sonra metrobüste insanların şortumla ilgili iddialarda bulunması, eve geldiğimdeyse sevdiğim yemeğin olması,...
RC'nin dediğine getirdi beni. bir yükseliş geliyor. yavaş yavaş iliklerime işleyecek.tıpkı O'nda olduğu gibi. inanıyorum ki, doğru yerden başladım. kariyer lazım.

tıpkı gülşen gibi baktı şırfıntılık olmadı. tutmadı piyasada kendisinin sansasyonları. ne yaptı ? kulvarında gayet başarılı bir albüm çıkarıdı. saçları en sevdiğim sarıya boyattı. buna alkış gönderiyorum.

dün bir film izledim.Diana'nın son günlerini anlatıyor. aşkı bulacağım diye ,a... g.. dağıtıyor. sansasyon yaratacağım.elimde oynatacağım bu her şeyi çok bilenleri diye kendinin içine ediyor. sonra paris ritz'de yemek yerken iki şişe şampanyaya bütün stresini teslim ediyor. sonra mı ? aptal dodi'nin paparazzilerden kaçma planı. sonrası... mortingen. üzülürüm ben diana'ya. niyeyse kendimi onda hissettim ben dün gece. sonra dersler çıkarıdm. insanlar adını ezberleyene katar adının önüne sıfatlar gerek.çok okumak çok bilmek çok yazmak çok gezmek. her bokun en çok'u. sonra seni gerçekten yüceltecek bir katalizör. ardından doğru adımlar.doğru planlamalar.sonra mı ? kelimeleri dinlenen birisi. varlığının bir ederi olan. en boyalı sektör için bir kaynak.en gri sektör içinse beynine güvenilen ama onlar için çok renkli olan biri. böyle kendi kendime imgelendim.dersler aldım. mal bir durum ama ben istemdışı bunu yaptım.

bu dönem okul başarı oranım %78 geçen döneme göre müthiş bir sıçış. eh yapacak bir şey yok.

bir iki staj olayı,birkaç organizasyon işi, kaliteli bağlantılar bu sözde boş zaman içerisinde için bunlar için kasacağım. çok pis materyalist bir gazdayım. kişisel pragmatizmin doruklarındayım.


kafa dinlemek diye bir şey yok. o süreç kafa dinlemek değil,kafa yemek oluyor.bu bünyede böyle en azından! ne kadar çok parçalanmış o kadar iyi.

seviyorum seni .o kendini biliyor ;) böyle de varoşa bağlarım.

beni kendinden daha çok sevmense bu gecenin en tatlı manasızlığıydı. MÜBALAĞA

bir de,

birkaç kişi var ki, bu aralar burdan gerçekten küççücük görünüyor. lenslerimi de çıkarmadım halbuki. arkadan mı ışık almışlar ne ?
o ışığın

fişini çektim, işi bitti.

bit.

23.1.10

içime cin kaçtı ondan! anladın mı ?

şöyle bi' durum var arkadaş !

eğer eskisi kadar paylaşmıyorsam bir şeyleri, bu o şeyleri paylaşmak istemiyorum demektir. bir şeyleri gizlemek ya da bir şeylerden kaçmak değil .

tamam,eskiden daha duygusal yaklaşıyordum herkese.bu kadar tavırsız görünmüyordum.ya da bu kadar boşvermiş görünmüyordum. ama bu ve benzeri çabalar çok saçma. herkes gülsün. kimse zaten kimsenin samimiyetini irdeleyecek değil bugünlerde.geçsin aksın günler.

eski vakitteki levdumas, hep böyle ağdalı cümle kusardı.böyle bir göz dolusu,cam buğusu edasında. gerek yok. düz gitsin. al boşa vitesi rahat rahat in yokuştan. gerek yok. tükenmedi değiller ama görünmeyi hakedecek de değiller.

hı hı içimde yaşıyorum. daha sağlıklı. bundan böyle de alınmış en büyük karardır,bu durum. sen benim aleni şekilde söylüyorum ebemle ensest bir ilişkiye girmeden önce ben bir şeyleri paylaşabiliyordum. artık ne mi diyorum. iyi ki.

bir de bacılar,gardaşlar şöyle bir durum var. siz ne kadar değiyorsunuz benimle paylaşmaya ? otur düşün bebeğim !

birde geçmiş müziklerden kurtuluyorum. hepsini birer anı yapıyorum ve yerine klasik müzik,jason mraz,lady gaga koyuyorum. zira sizler daha benim saf bebeklerimsiniz. hepinizin ayağına prangayı çakıp gün ışığına paylaşımıma çıkarmayacağım. yeter lan. her şarkı bi anı. işerim böyle işin içine.

hayır agresif değilim. insanlar artık benim ne söyleyebileceğimin sınırlarını kestiremiyorlar. bu da yakın zamandan beri sınırsız olmamdan kaynaklanmakta. halbuki olduğumdan daha sakinim.sadece...

eskisinden daha da aptal değilim. hatta çok güzel insan biriktirdim.çok güzel şeyler öğrendim.öğreniyorum.çok güzel şeyler okudum.okuyorum.çok güzel bir ses buldum hala onu dinliyorum. sürekli bir gelişme çabasıdır gidiyor.

söylemeliyim ki. beni kırmızı eşofman giymemem için bağlayacak hiçbir şey yok artık. ve ben bütün bakışlara rağmen göğsümü gere gere giyiyorum bunu.ve -eceğim. her zamankinden daha fazla güvendeyim.her zamankinden daha güvenliyim.

tadına alışamadığım her şey benim için bir rutin artık. bu yüzden.sizinle duygulanmıyorum.çünkü buna gerek yok gerçekten. hayır bir köşeye de yazıp çizmiyorum çok fazla. maksimum duygusallıklarım da buradadır zaten.

bir de ben çok da olmasada normalin üstünde bir mutluluktayım. böyle bana nefes almak için para istermiş gibi zavallı davranmaz mısınız ! erkeklerinin pipisi hem küçük hem de o erkekler sevişmeyi bilmedikleri için tatminsiz hayat geçiren zengin kadınların hayır kurumlarına bağış yapma deliliğine tutulması tribinden çıkar mısınız bi' zahmet.

kısacası herkes baksın dalgasına. benim kafam rahat.size n'oluyo ??

NOT: RC en kısa zamanda görüşme talep ediyorum. konuşmamız lazım.eskisi gibi :) ve sana geliyor RC bi an gel ve gitme ! bu şarkı da bana geliyor jason mraz:i'm yours

NOT 2 : RC Andre Gide İzabel artık ellerimde. 6yıl aradan sonra hem varlık hem de oluş yayınlarından çıkmış baskılarını buldum hatta neredeyse ilk baskıları. bir de bu insanlar benim karşıma geçmiş afra tafra yapıyor.tatmin doyum mutluluk hissiyat diye. ben burda çılgınlar gibi hasret gidiyorum,haberleri yok. benim kadar sevinmelisin bu kavuşmaya :)


öptüm çiçonuzdan

18.1.10

şakacı mısın ? ben burda deliler gibi ...

olayın içinde,
iki balet,bir finli,bir memur,bir de tarifsiz kızılların yeni kahvesi rc.

bunaltı,inilti
çatırtı,patırtı...

rc ile umarsız bir düblekste çılgın bir marjinalitedeyiz.

aa çitori ateşimi yaksana ile bu yazıya başladım.
fonda ebru gündeş,dilde pis komplolar. aahahaha

tam bunların ortasında

RC: "kollarının kalınlıgı ve ellerinin inceliği çok hoşuma gidiyor.çok karakterliler" deyip benim avurtlarımı içeri göçürmeme sebep oluyor.

ve RC ile solan çiçekler için ağlamayı geride bırakmamızı kutluyoruz.
şerefe blog. çiırss.

tavanım banyodan akan suyla kabarmış olsa da, ananas suyum bile var. üstelik RC yanımda. daha ne olsun bee .

ve sunta kukuluların artık kişisel bilgilerinde sadece KADIN yazması da ayrıca bir acınası durum. barbar mısın be.

aksarayın sarışın kedilerinin siyah kedilerle sevişmesi de çok ironik geldi bize. hiyerarşi süper.

ve benim bireysel iş hukuku çalışmam gerekirken şuan burada marjinal değeri daha fazla olsan RC ile sarkastik mi desem historik mi desem anlar yaşamamsa dadından yenmez vallahi.

hahaayt daha fazla uzatmayacağım yazıyı.

çılgınlar çılgını,vurgunlar vurgunu , damsızlar damsızı, sarıkızın uzamış sakızı, ben bu gece tüm sıfatlarımı RC ile paylaşıyorum.

suavemente bessame diyerek sonlandırdım kendimi.
mutluyum anlıyor musun ???

20.12.09

olsun be !

biz kardesken dunyayi yaktigimiz bulusmalardan birinde arka fonu olarak girdi hayatlarimiza. yorum'dan ugurlama kurt'tan anne'yi ULAStirdi bize.

Git gel,dinle,soyle... Alistirdi kendine bizi. oss'den kacma,yiginlari geride birakma,kendini bulma mekaniydi orasi.adi cingene bilirdik ama biz kadife koltuklarina,sevis meraklisi tamarasina,vurmali delisi tolga'ya,depocu hasan'a gitmez-dik-misiz.

Sigara arasinda derinlesirdi bakislari.cok icindeydi her seyi.birkac beylik laf.tam nokta atisi.delikanli isi dediklerinden.iste o gunlerden birinden beridir ki ben insan biriktiririm.cunku oyle dedi o.

Ilkay gidemem,yasemin aldi gitti,sukriye gucum yetene kadar,yorum dervis,uğurşama,nurettin SUS,tual kasim:),ahmet kumgibi,efkan ahuzarim,erdal saklimdasin,... bunlari onlar degil sadece o soyledi.o isledi.

Sonra zaman gecti.oss gecti.kactik kendimizden.bir gun sahil kenari ucuncu sinif bir turku evindeydik.tirsarak iceri girdigimizde,gozlerimizi dolduran herif ordaydi.o kadar siritiyordu ki...yara izi gibi.

Kopmamaya niyetliydik.sozde.gittik geldik yine.sonra kusturduler.dondu sirtini.bir gun alelade bir otobuste askere gidecegi haberini verdi.ondan ozendigim uzun saclari uc numara olmustu bile.sadece uzun donem yapacagi sikintisi vardi.bir de annesiyle kimin ilgilenecegi sorunsali...

onemsemedim o zaman.askerlik iste gidip gelecek dedim.15ay ne demekki zaten dedim. 3.ayda ozledim.sonrasinda baska bir hal aldi.

Aradan 3yil gecti.cingene yok,anadolu turku evi yok,menekse yok,carousel migros yok,98s yok.

Elimde birkac numara var.arada mesaj atiyorum iletilmiyor.hayatima sekil veren adam'a bi turlu ulasilamiyor.

Kaybetmek icin cok mu cocuktum-k diye dusunuyorum.

Ve kulagimda

'' sen hep uzaklara,yildizlara bakarken,ben kendimce aglayip,kalbimi kanatirdim'' demis bir Fatih abi var.

birde ''olsun be! Kendi siirini kendi yazsin hayat'' demişti .

7.12.09

ben biraz duygulandım da

RC'ye
Gwen Babies'e teşekkürler,hemen elimden tuttukları ve beni değerli bir aileye soktukları için.
  • Nurejew'e teşekkürler, önce arkadaş,sonra hoca,niahyetinde dost olduğu için.
Yağmur'a teşekkürler nerde ne şekilde destek,arkadaş,insan,... olmasını bildiği için.
Her şeyden önce bana kapıların sonuna kadar açtığı ve bana kendi efsanesini yaşattığı için
Günnur BAYBURT'a

ve daha belirtemediğim ve beni Sihirli Pabuçlar Bale Okulu'na ait yapan her şeye,herkese teşekkürler.


Levdumas

23.11.09

Harvey ılık süt iç !


çağın ilerisinde geç kalmış bir direniş harvey milk'in direnişi!
gus van sant'ın muazzam yönetiminde sean penn'e 2009en iyi erkek oyuncu oscarı'nı kazandırmış film.geçen gün bir kere daha izlenip gözleri doldurmuş film. çağının dokusunu mükemmel işlemiş bir film.tartışılmaz ironiler taşıyan bu yapıt seyrekzamanlar'ın ilk5 filmine direkt girmiştir.ilk tek başına izlenmiştir.kimseye çaktırmadan hüngür hüngür ağlanmıştır.dünse RCden ve Nurejew'den dolu gözler saklanmıştır.

kim bu harvey milk ?

harvey bir gay. ilginç oluşu burda değil.gerçekten! harvey bu dünyada yeri,hakkı,söyleyecek sözleri olduğunun farkında olan bir gay.sigortacı.san fransico'ya taşınıyor-kaçıyor- scott'uyla. işte orda doğasının tarihini yazmaya başlıyor.seçimlere katılıyor.kaybediyor.katılıyor.kaybediyor.katılıyor.kazanıyor.

Anita taş koyuyor önüne.kaldırıyor.telefonlar geliyor tüm ülkeden.kıyıdaki hemcinslerini kurtarıyor.sonra yumuşak!!! bir savaşa başlıyor.california'da eşcinsel hakları diye bir kavramı oluşturuyor.10 kişinin 9undan evet! alarak!

1kişi hayır diyor. Dan White.Polis geçmişi olan white.ve bunun üstüne istifasını veriyor.sonra ne bok yediğini anlayınca istifasını geri çekmek istiyor ama kabul edilmiyor. cinnet o cinnettir ki.önce senato başkanını iki el ateşle 10 dakika arayla Harvey'i belediye binasında üç el ateşle,son kurşun başın arkasından olmak üzere,hayatı sonlanmıştır.

caddeler mumlarla taştı o gece.
bembeyaz bir gece gibi.
white la milk'in bütün ironisi de burada yattı.
birisi beyaz öbürü süt.
hangisi daha saftı ?
soru mu bu ?

filmden sonra günümüz eşcinsellerinin daha ! rahat olmasının sebebinin dünyanın bir ucundaki bir camera dükkanından çıktığını bilmek şaşırttı.aslında bütün bu hareketi harvey'e yıkmak doğru değil,tıpkı türk komünizmini deniz'e yüklemek gibi...

derin düşünceler sardı başımı yine birkaç gündür anlayacağın.ve aylardır kişisel iletimi süsleyen,gördüğümde enteresan bir enerjiyle dolduğum sözüyle bitireyim bu yazıyı.zira dağınık dağınık kalacak.

hope will never be silent !

gerçekten öyle değil mi?

hı?

28.10.09

seyrekzamanlar başlar...







hayatımda yaptığım en büyük yenilik.
geçmişten kopup ona dönmek.

yıl 2005, mevsim yaz.birkaç şiir.mayhoş zevkler.kaybedişler.tipik ergen yılı.
yıl 2006,mevsim kış.çukurcuma.ritmocaliente.rastgele bir sayfa.mayhoş zevklerden çıkan bir şiir.düşler ve seyrekzamanlar.kaybedip.kazanmacalar.değişim evresi.

sonrası da var tabiki fakat o zamandan bu zamana özde durum seyrekzamanlar.tende levdumas'ken özde seyrekzamanlar demeli buna sanırım.

hoşgeldim.hoşbuldum.
eğildimm öptüm birkez daha ellerinden.
seni hatırlamak gülümsetiyor artık beni.
yeşil domuz,bal çocuktan sevgiler :)